İlk buluşma, her iki taraf da kendilerini sürekli olarak "değerlendirmeyi" bıraktığında heyecan verici bir hal alır. Kusursuz bir hikaye, en etkileyici mekan veya önceden hazırlanmış bir soru listesine ihtiyacınız yok. Kimya genellikle daha küçük işaretlerde başlar: bir anlığına daha uzun süren bir bakış, içten bir kahkaha ve diğer kişinin konuşmak için beklemek yerine sizi dinlediği hissi.

Merak, bir özgeçmişten daha çekicidir.

Sorular, bir kutucuğu işaretlemek yerine yeni bir kapı açtığında işe yarar. Bir kişinin son zamanlarda nelerden heyecan duyduğunu, hangi tür yerin zaman algısını kaybetmesine neden olduğunu veya hangi kararın onu değiştirdiğini sorun. Ardından cevabı takip edin. İkinci soru genellikle sohbetin kişisel bir hal almasına neden olur.

Sessizliğin içinde hafif bir gerginlik olsun.

Huzursuz insanlar, her sessizlik anını doldurmak için acele ederler. Rahat bir sessizlik, göz temasının ve beden dilinin sohbete dahil olmasına olanak tanıdığı için yakınlık yaratabilir. Dik dik bakmaya veya yapay bir gerilim yaratmaya gerek yok. Sadece her sessiz anı bir sorun olarak görmekten kaçının.

Kimya, sergilediğiniz bir tür numara değildir. O, karşılıklı dikkat ve etkileşimdir.

Açıklıkla flört edin, baskı uygulamayın.

Samimi bir iltifat, eğlenceli bir tartışma veya nazik bir dokunuş, karşılıklı bir ilgi olduğunda gerilim yaratabilir. Karşı tarafın size yaklaşıp yaklaşmadığına, sıcak bir şekilde yanıt verip vermediğine ve flörtleşmeye katkıda bulunup bulunmadığına dikkat edin. Eğer geri çekilir veya sessizleşirse, ona alan tanıyın. Özgüven, aldığınız cevabı fark etmeyi de içerir.

Her şeyi değil, sadece doğru olanı paylaşın.

Kişisel zayıflıklar insanların birbirleriyle bağ kurmasına yardımcı olur, ancak ilk buluşmada tüm geçmişinizi anlatmanız gerekmez. Düşünce tarzınızı veya değer verdiğiniz şeyleri ortaya koyan tek bir dürüst detay paylaşın. Birbirinizi keşfetmek için alan bırakmak gizlilik değil; bu, ilişkinin doğal akışına bırakmaktır.

Gerçek bir sinyalle bitirin.

Başka bir buluşma isterseniz, bunu açıkça belirtin. “Keyifli vakit geçirdim ve seni tekrar görmek istiyorum” demek, stratejik bir sessizlikten daha çekici olacaktır. Eğer aranızda bir bağ hissetmediyseniz, belirsizlikten ziyade nazik olmak daha iyidir. Amaç, herkesin size ilgi duymasını sağlamak değil. Asıl amaç, karşılıklı ilgiden ne zaman anladığınızı fark etmektir.

Hazırlıklarınızı tamamlayın ve orada hazır bulunun.

Küçük bir hazırlık, gereksiz kaygıları ortadan kaldırır. Konuşmanın mümkün olduğu bir yer seçin, eve nasıl döneceğinizi planlayın ve bir arkadaşınıza nerede buluşacağınızı söyleyin. Ardından, akşamın ideal bir versiyonunu hayal etmeyi bırakın. Kimya, ilgi gerektirir ve her anın önceden belirlenmiş bir senaryoya uyup uymadığını sessizce kontrol ettiğinizde bu ilgi göstermek zorlaşır.

Gerçekten keyif aldığınız iki veya üç konu getirin, mülakat sorularından oluşan bir liste değil. Yakın zamanda keşfettiğiniz bir şey, ziyaret etmek istediğiniz sıra dışı bir yer veya savunabileceğiniz, zararsız bir görüş, sohbete bir yön verir ve onu katılaştırmaz.

Bireysel eylemler yerine, katılımın önemini kavrayın.

Sadece göz teması kurmak, birinin ilgisini gösterdiğinin kanıtı değildir. Aynı şekilde gülmek, saçı okşamak veya hızlıca cevap vermek de bunu kanıtlamaz. Bunun yerine, etkileşimde bulunma eğilimlerini gözlemleyin: Karşılıklı sorular soruyorlar mı, konu değiştiğinde ilgileri devam ediyor mu, gönüllü olarak ayrıntı veriyorlar mı, sohbeti ilerletiyorlar ve devam ettirmeyi kolaylaştırıyorlar mı? Kibarlık, bu davranışların tek bir göstergesi olabilir. Ancak, tutarlı bir şekilde sergilenen birkaç davranış daha anlamlıdır.

Bu aynı zamanda gerçek dışı düşüncelerin oluşmasını da engeller. Karşıdaki kişi sürekli telefonunu kontrol ediyorsa, kısa ve öz cevaplar veriyorsa ve başka bir plan yapmaktan kaçınıyorsa, onu ikna etmeye çalışmadan bu durumu olduğu gibi kabul edin. Karşılıklı çekim, zorla yaratılamaz.

Sakin bir anın sakinliği korunmalı.

İlk randevuda yaşanan sessizlik, aslında olduğundan daha uzun gibi hissedilebilir. Her sessizliği hemen doldurmaya çalışmak, sohbetin daha doğal olmasını engelleyebilir. Derin bir nefes alın, etrafınıza bakın ve daha önce söyledikleri bir şeye geri dönün. Örneğin, “Büyükannenizden yemek yapmayı öğrendiğinizi söylediniz. Ona ilk olarak ne hazırlamanıza izin verdi?” gibi bir soru sormak, dikkatli dinlediğinizi gösterdiği için etkili olabilir.

Tarihten sonra yapılacak basit bir kontrol.

  • Kendim gibi davranırken rahat hissettim mi?
  • Merak duygusu her iki yönde de etkili oldu mu?
  • Sınırlarım herhangi bir tartışma olmadan gözetildi mi?
  • Bu kişiyi daha yakından tanımak mı istiyorum, yoksa sadece onayını mı almak istiyorum?

O son soru oldukça faydalı. Seçilmiş olmanın heyecanı, birine karşı duyulan ilgiyi taklit edebilir. Eğer gerçekten o kişiyle ilgileniyorsanız ve sadece akşamın iyi geçtiğine sevindiğiniz için değil, ikinci bir randevu mantıklı olabilir.

Okumaya devam edinGerçek bir uyum yaratacak 25 eğlenceli soruParça 5 -den 20 →